Kadın kahramanlar, anti kahramanlar, anlatıcılar, kilit karakterler
Romanların ortaya çıkışı ve bir kitle iletişim aracına dönüşmesi süreci, aristokrasi ile önce çatışmaya sonra gücü paylaşmaya (sonra yine çatışmaya) başlayan şehirli orta sınıfın yükselişi ile ilintilidir. Ekonomik gücü yavaş yavaş eline alan şehirli orta sınıf, romanı kendi kendini eğitim aracı olarak kullandı. Geleneksel üretimden kapitalist üretime geçiş süreci toplumsal yapılanmayı da yeniden düzenledi. Dönüşümün kadınlar üzerindeki etkisi erkeklerden daha dramatik oldu, bu nedenle dönüşüm en açık biçimde edebiyattaki kadın karakterler üzerinden okunabilir. Kapitalist dönüşümün bayraktarı İngiltere’de 17.yy v 18.yy başlarında ve erken Viktoryen dönemde kadınları yazarlar hala ancak ve sadece evlilikle ödüllendirirken; erken kapitalizm deniz aşırı yolculukları artırdı ve kadın karakterler yavaş yavaş evleri terk etmeye başladılar. Ancak hala mektupları uzaklarda yazanlardan değil ancak evde açıp okuyanlardan olabildiler. Mary Shelley’in Frankenstein’ı bile dönemin ruhunun bir yansıması olarak böyle bir mektupla başlar. Viktoryan dönem mazbutluğuyla ün salsa da, bu zevahirde kaldı ve kadınlar toplum hayatına karıştılar, adım adım dünyayla ilişki kurma biçimlerini çeşitlendirdiler. Bu çeşitlenmenin izini de dönemin romanlarında sürebiliyoruz. Dünya Savaşı ertesi modernist ütopyanın yediği ilk büyük darbenin ardından oluşan zeminsizliği başta Mrs. Dolloway olmak üzere dönemin güçlü romanları harika yansıtır. Büyük resimde, modernizm öncesinden günümüz post-modern toplumuna yaşanan büyük dönüşümün izleğini kadın karakterler üzerinden takip etmenin daha kolay olduğu söylenebilir.
Kaynak: sabitfikir Ekim 2019, Kararsız Okur-idefix
