Hakaret – L’insulte - The Insult (2017)

Dramy.jpg
 
insult.jpg

Yönetmen: Ziad Doueiri

Yıldızlar: Adel Karam, Kamel El Basha

Ödüller: Akademi Ödülleri - Yabancı dilde En İyi Film Adayı (Aday), Venedik F.F. - Volpi Kupası En İyi Aktör Kamel El Basha, AFI F.F.- Dünya Sineması Seyirci Ödülü

Bence: Platon’un ideaları tanrılarından bile önce vardı ve bu dünyadaki her şey, o ideal olanların gölgesiydi – her at ideal olan o AT’ın hataları olan kopyasıydı, her elma da ideal ELMA’nın yansımasıydı... Bu nedenle Platon’un zihnindeki evren “mutlak hakikatlere” dayanıyordu. Bu zamana ve mekana bağlı olmayan, biricik hakikat fikri tek tanrıya geçişte de etkili oldu. Tek bir hakikat peşinde koştu insanlar; ta ki Kant’a kadar… Kant’ın zihinsel devrimi hakikatin tarihsel olduğunu söylüyordu. Her kültür, kendi tarihsel gelişimi içinde, kendi hakikatlerini yaratıyordu. Hakikat; zamana, toplumlara ve o toplumların tarihlerine sıkı sıkıya bağlıydı. İşte Batı kültüründe pişip, Doğu’ya ulaşan insan hakları, fikir beyan etme özgürlüğü, hatta demokrasi gibi kavramların doğuda köklenememesinin sebebini Kant’ın hakikatin tarihselliği söyleminde görebiliriz. En İyi Yabancı Dilde Film Akademi Ödülü adayı Hakaret; uyumsuzluktan yola çıkarak, günümüz gerilimleri üzerinden naif bir tonla Doğu’nun sorunlarının içsel yönüyle ilgileniyor.

insult2.jpg
Avukat: Bu yaptığı senin kimliğine karşı yapıldı, nefret suçu!
Yasser: (omuz silkerek) Herkes birbirinden nefret ediyor.

Doğu; ne Batı’nın kendi gelişimi içinde oluşturduğu, toplumsal barışı sağlayacak araçları kendine uyarlayabildi, ne kendi özgün araçlarını kendi tarihselliği içinde oluşturmayı başarabildi. Hakaret, bu araçlardan yoksun kalan toplumlarda, en ufak anlaşmazlığın bile nasıl bir sosyal patlama riski yarattığını gösteriyor. Düzenin ancak yukarıdan baskıyla sağlanabildiğini; demokrasi, insan hakları gibi batılı uzlaşı araçlarının köksüzlükleriyle kolayca işlevsizleşmesini sinema diliyle anlatıyor. Böyle derin bir sorunu, sinema dili ile bu kadar basit anlatabilmesi Oscar Ödülü adaylığının temel nedeni.

insult1.jpg

Hakaret; Orta Doğu’nun daimi barut fıçısı durumunun ve barışların geçiciliğinin, bölge dışı müdahaleler gibi dışsal etkiler bir tarafa kültürlerin içsel dinamiklerinin etkisiyle ilgileniyor. Hakaret’in yazar-yönetmeni Douieri’nin,  filmin son bölümde kördüğüme önerdiği çözümler, film boyu çalışmayan yöntemlerin aksine Doğu kültürünün içinden ve tarihsel bir adalet anlayışından güç alıyor. Böylece Hakaret çok önemli bir iş yapıyor; sorduğu büyük soruya kendince açık bir cevap da veriyor.

Hakaret, iç savaştan psikolojik yaralarla ayrılmış bir Lübnanlı Hristiyan ile Lübnan'da mülteci ve kaçak işçi statüsündeki bir Filistinli Müslümanın incir çekirdeğini doldurmayacak bir nedenden tartışması ertesi olayın bölgenin yapısal sorunları sebebiyle adım adım büyümesini hikaye alıyor. Geçmişten taşınan acıların, günümüz koşulları altında gündelik yaşama yansımaları ile Doğu toplumunun farklılıklar üzerinden şiddet üretmeyecek bir düzen kuramadığını gösteriyor. Hakaret’in dili açık, öyle ki Lübnan hükümeti filmin başına “Lübnan hükümetinin görüşlerini yansıtmamaktadır” yazdırma gereği duymuş.

insult3.jpg

Filmin önemli bir bölümü Tony ile Yasser arasındaki dava sebebiyle mahkeme salonunda geçiyor. Filmin mahkeme savaşı boyutu, siyasal ve kültürel damarı kadar güçlü değil. İki kampın avukatları arasına yerleştirilen ilişki de gereksiz ve ana hikayeye katkısı yok. Duruşma sahneleri, birbirlerinin lafını bölüp duran avukatlar ve fazla sayıdaki eril-açıklama (mansplaining) ile pek Boston Legal’dan alışık olunan mahkeme sahnelerine benzemiyor.

insult2.jpg

Başrolleri paylaşan Adel Karam (Tony Hanna) ve Kamel El Basha’nın (Yasser Abdallah Salameh) duru ama kullanışlı ve etkili oyunculukları Doueiri’nin işini kolaylaştırmış; özellikle El Basha’nın performansı her türlü övgüyü hak ediyor. Hakaret’in en güçlü yanı, günümüzün en önemli uyuşmazlıklarından birini özüne yerleştirip, sonunda çözüm önerisi ile birlikte temiz bir biçimde iletebilme becerisi. 01saat52dakika.

Tempometre_5.png
FelsefiDerinlik_07.png
GorselZenginlik_05.png

Puan:

7.5-1.JPG
Puanlama, 10 üzerinden yapılmıştır ve tamamen kişisel tercihlere dayanmaktadır. Notun belirlenmesi için kullanılan kriterler tamamen keyfi bir biçimde oluşturulmuş ve bu kriterlerin ağırlıklandırılmasında da benzer bir metodoloji kullanılmıştır. Notlar nümerik değil, kategoriktir.

Fragman

Siz ne Düşünüyorsunuz? Filmle ilgili tartışma sayfasına ulaşmak için tıklayınız. 

Çok seslilik her zaman daha iyi! 

Bonus:

Yasser’in “herkes birbirinden nefret ediyor” sözü önemli… Yargısını bir coğrafyaya bağlamıyor– burada herkes birbirinden nefret ediyor demiyor. Yani Yasser’e göre her toplum içinde cemaatler, alt-kültüler arası gerilimler doğal –aslında Brooklynli İtalyan asıllı Amerikalı da 10 blok ötedeki Haşidik Yahudilere bayılmıyor vs. vs. ve cemaatler arası uyumsuzlukların zaman zaman huzursuzluk yaratmasını doğal görüyor. Bu sözünün içinde barındırdığı mekansızlık sayesinde, gerilimlerin şiddete dönüşmesi ya da dönüşmemesini sadece toplumlara özgü kurumlara ve uzlaşı araçlarına mal edebiliyor.

Bonus 2:

Immanuel Kant - School of Life (İngilizce)