Edebiyat ve Mekan
Kant, tecrübenin koşullarını açıklarken saf (tecrübe öncesi) aklın, duyularımızla topladığımız veriyi kullanarak mekanı ve zamanı, bilincimiz tecrübeye başlamadan önce kurduğunu/ürettiğini düşünür. Bu kurulan zaman ve mekan gerçekliğin kendisi değildir, Kant’a göre gerçekliği asla bilemeyiz. Kant, gerçeklikle zihnimiz arasında duyu organlarımızın olduğunu ileri sürer; Kant için her mekan zihinde kurulur; gerçeklik bilinemez. Nesnellik ise hepimizin zihninin tecrübe öncesini -saf aklımızın- aynı biçimde işlemesiyle paylaşılan bir illüzyon üretmemizle kurulur. Bu ay Kararsız Okur’da farklı mekanları anlatı ögesi olarak kullanan romanlardan bir seçki ile mekan-edebiyat ilişkisine yaklaştık; farklı mekanların özel dünyalar-nesnel gerçeklik arası ilişkileri nasıl da farklı ifşa ettiklerinin peşine düştük
Read More