Murat Can Aşlak Kitap ve Film Yazıları

filmler ve kitaplar üzerine ve üzerinden fikri tepişmeler

  • Anasayfa
  • Filmler
  • Filmler Listeler
  • Serbest Yazılar
  • Kararsız Okur
  • Kitaplar
  • Hakkımda

Edebiyat ve Mekan

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Kant, tecrübenin koşullarını açıklarken saf (tecrübe öncesi) aklın, duyularımızla topladığımız veriyi kullanarak mekanı ve zamanı, bilincimiz tecrübeye başlamadan önce kurduğunu/ürettiğini düşünür. Bu kurulan zaman ve mekan gerçekliğin kendisi değildir, Kant’a göre gerçekliği asla bilemeyiz. Kant, gerçeklikle zihnimiz arasında duyu organlarımızın olduğunu ileri sürer; Kant için her mekan zihinde kurulur; gerçeklik bilinemez. Nesnellik ise hepimizin zihninin tecrübe öncesini -saf aklımızın- aynı biçimde işlemesiyle paylaşılan bir illüzyon üretmemizle kurulur. Bu ay Kararsız Okur’da farklı mekanları anlatı ögesi olarak kullanan romanlardan bir seçki ile mekan-edebiyat ilişkisine yaklaştık; farklı mekanların özel dünyalar-nesnel gerçeklik arası ilişkileri nasıl da farklı ifşa ettiklerinin peşine düştük

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

Herkes için bir Manga var!

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Mangalar, diğer çizgi roman ekollerinden sadece anlatı çeşitlikleri ile ayrılmıyorlar; mangaların biçimsel farklılıkları da karakteristiktir. Mesela ortalama bir manga siyah beyazdır ve sağdan sola değil solda sağa akar. Zaten biçim içeriğin parçasıdır; hatta üslup da içeriğin parçasıdır. Birbirlerinden ayrılamazlar. Bunları birbirinden koparıp ayrı ayrı inceleme geleneği en parlak günlerini geçmişte bıraksa da hala dil kodlarında ve zihinsel yapılarda kendisini var eden kartezyen düşünceye dayanıyor. Özneyi yaşam-dünyasından koparıp, onu ayrıcalıklı bir konuma koyup bunun karşısında nesneleri parçalayıp bu parçaların nesnel perspektiflerle incelenebilecekleri hümanizmin büyük yanılgılarından biri.

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

Hareket-İmgenin Krizinden Klişelerden Kurtulmaya: Deleuze’de Sinemanın Ruhunun Yolculuğu Mürekkepten Beyaz Perdeye: Sinemaya uyarlanan Kitaplar

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Hareket-İmgenin Krizinden Klişelerden Kurtulmaya: Deleuze’de Sinemanın Ruhunun Yolculuğu… Zaman-imge ile dayanılmaz olanın üzerindeki örtü kalkacak ve tikel olanı tecrübe etme, gerçekten yaşananla ilişki kurma fırsatı ortaya çıkacaktır. Rezalet, sefalet, acı veya güzellik; dünyada olanı olduğu haliyle görmeye başlama fırsatıdır bu… Deleuze’e göre bu yeni imge rejiminin sonuçları sadece sinemayı sarmaz; zaman-imge sineması, bizi şeylere ve olaylara olduğu haliyle bakmaya ve görmeye alıştıracağı için zamanla gerçek hayata da bu alışkanlıkla klişelerin ötesinde bakabiliriz ve yeniden görmeye başladıktan sonra da bugün içinde olduğumuz düşüncenin krizi için de çözümler üretebiliriz.

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

Bellek ve Edebiyat: Hatıratlar ve Günceler

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

.Bir olayı hatırlamak, ona doğru gitmek ona doğru yürümektir. Burada olan geçmişin geri gelmesi ve uygulamaya geçmesidir. Belleğin bir doğruluk iddiası ve beni bilgiye götüren boyutu vardır. Belleğin, kimlik kurmasının ötesinde değişime yol verecek aktif bir işlevi vardır. Bu ay hazır dergi yüzünü geçmişe dönmüşken, biz de bellek üzerinden Bergson ile Ricoeur’e misafir olalım ve belleğin edebi alanda cisimleşmiş nesneleri olarak hatıratlar ve günlüklerden değerli bulduklarımızdan bir konstelasyon yapalım istedik. Haydi geçmişi çağırmaya.

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

İşkence tahtasından İnka altınlarına; Engizisyon’dan İç Savaş’a karmaşık ve katışıklı bir ana sütun: İspanya’da Edebiyat

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

İngilizce yazan en etkili sanat eleştirmenlerinden John Berger (1926 – 2017), Picasso üzerine yazdığı Picasso’nun Başarısı ve Başarısızlığı’nda tarihsel bir çerçeve kullanır. Berger, Picasso’nun dehasının boşa harcandığını düşünür ve bu deha zorlanabilseydi verebileceklerinin sınırları üzerine düşünüp veremediklerlerine içlenir. … Berger okuruyla İspanya üzerine tartıştıktan sonra resme ve oradan da Picasso’ya bağlanır; Karasız Okur’da bizse edebiyat yönüne dönelim ve İspanya’nın edebiyat dünyasına kattıklarına bakalım istedik. Bu çabamızda, İspanyolca vesilesi ile Güney Amerika üzerinden verilebilecek katkıya bulaşmadan hep İber yarımadasında kaldık ve İspanya’dan hiç ayrılmadık.

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

Mizah ve Edebiyat

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Mizah modernite ertesi dünyasında kendisine sanatsal bir alan buldu – sadece eğlencelik, didaktik ve protest kullanım alanlarını da aştı; bu dünyayla baş etme araçlarından birine evrildi. Tabii bununla da sınırlı kalmadı; dönüşmekten korktuklarımızı ya da bizi üzerlerinden tanımlayan “ötekileri” nesneleştirmekten, genel olan ama kişisel olmayan kötülüğü ifşa etmeye pek çok alanda gayet kompleks savunma ve hatta saldırı mekanizmaları üretti. Biz de bu ay kararsız okura değerli bulduğumuz mizah kitaplarından müteşekkil bir konstelasyon yaptık. Gülerken klişelerden uzak kalmanız dileğiyle…

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

70’ler ve Tutunamayanlar’ın On Yılı

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Guattari ve Deleuze’ün psikanaliz ve kapitalizm ilişkisi üzerine yazdığı polemik kitabı Anti-Ödipus da modernitenin kurduğu özneleri nasıl disipline ettiği üzerine Foucault’nun yazdığı Hapishane’nin Doğuşu kitabı da 70’lere damga vuran düşünce çabaları olarak öne çıkar. 70’ler yeni farkına varılan illüzyonları düzeltmek, yıkıntıların molozunu kaldırmak adına elden pek bir şey gelmez diye düşünenlerin (Derrida’lar, Foucault’lar vs); kaçış çizgileriyle ve öznelik yerine bireyleşmeyi önererek yeni umutlar sunanların (Guattari’ler, Deleuze’ler -ve belki yine Foucault- vs); ile mevcut kapitalist sistemle bireyselleşerek barışmanın yollarını önerenlerin (Ayn Rand’lar, Friedman’lar vs.) aynı dönemde yükselebildiği bir kendine has, düşünsel olarak fırtınalı  bir dönemdi. Bu dönemin kalıcı ürünlerinden oluşan, Ağustos sıcağı gibi bir Kararsız Okur hazırladık.  

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

Güneş Altında Edebiyat

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Güneş’in düşünceyle ilişkisi ışığının varlık ile ve ışığın hakikat ile ilişkisi üzerinden değerlendirildiğinde bir ontolojik boyut da kazanır. Platon’un mağara alegorisinde Güneş hem fenomenal dünyanın hem de hakikatin kaynağıdır. Platon’un İyi’si, uzay-zamanın dışında, mükemmel ve ebedi bir formdur; bu form diğer formları anlamamıza da izin verendir. Platon, İyi’yi Güneş’e benzetir; ikisi de bizim şeyleri görmemize/anlamamıza olanak verir. Hegel’e göre arı-ışıkta görmek olanaksızdır; Tin’i oluşturan bizler de az ya da çok karanlığı bir gölge ortamını çağırırız. Hegel’de görmek, gölgede bütünü bilmektir. Jung’da persona, olmayı arzu ettiğimiz, dünyanın bizi öyle görmesine çalıştığımız tarafımızken; gölge ise bilinçdışında itilmişler, dürtüler, toplumun kabul etmeyeceği eğilimler, korkular ve utanç verici arzularla ilişkilidir. Ancak gölge; canlılığın, doğallığın ve yaratıcılığın da kaynağıdır – kişinin gölge tarafıyla ilişkisini koparması onu renksizleştirir, makineleştirir. Bu vesileyle, herkese güneşiyle gölgesi ilişkide, dengeli hem huzurlu hem yaratıcı bir yaz dileriz.

 Işığa özlem, bilince özlemdir. - Carl Gustav Jung

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment

Heidegger ile Otantik Yaşam ve Yazarlarının Ölümü Ardından Basılan Kitaplar

October 28, 2022 by Murat Can Aslak

Varlığın kendini bulması ölümlülüğüyle barışmasıyla mümkündür. Varlık zamansaldır ve otantik bir yaşam ancak ölüm ile ilişkide alınan kararlar sayesinde mümkündür. Heiddeger varlığı zamana yaşamı ölüme tekrar böylelikle bağlar. Biz de yaşam-ölüm birlikteliğinin gücünden ilham alarak, yaşamla ölümü iç içe sokan bir edebi alana yöneldik ve yazarlarının ölümünden sonra hayat bulup basılan kitaplar için bir Kararsız Okur tasarladık.

Read More
October 28, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Edebiyatta Makineler ve Deleuze-Guattari’nin Arzu Makineleri

October 28, 2022 by Murat Can Aslak

Deleuze ve Guattari’nin arzu makinesi mekanik bir işleyişe sahip değildir; makine terimi şizoid bilinçdışının, Freudcu yaklaşımın kurduğu öz benzeri bir öze dayanmadan sürekli bir üretimde, akışta olmasından dolayı seçilmiştir. Deleuze kapitalizmi de bir arzu üretme makinesi olarak tartışır ve eleştirir. Kendi sürekliliğine uygun arzuları üreterek bilinçdışını bir “kurulu özne” oluşturacak şekilde örgütlemeye çalışır. Deleuze ve Guattari’ye göre arzu üretimdir; yani, üretim arzunun içkin ilkesidir. Tüketim de arzuya dayandığı için bir üretimdir. Kapitalist makine arzu üretir, ancak kapitalizmin amaçladığı kurulu öznelikten sakınmak da bir arzunun üretimine dayanır.

Bu ayın dosya konusu edebiyatta makineler olunca, Deleuze ve Guattari’nin arzu makinelerinden yani “biz”den söze başlayalım istedik. Bizdeki makine üzerine tartışmadan yola çıkmayalım dedik. Oradan yazarların arzu makinelerinin üretimleri olan edebiyattaki makinelere geçtik.

Read More
October 28, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Adalardaki Edebiyat

October 28, 2022 by Murat Can Aslak

Adaya saklanarak kendisini dışardan kopartmaya çalışan, adalar da geçen kitaplar için de şunu rahatlıkla söyleyebiliriz; ada “dışarısı olmayan”dır, ama ada zaten bu bağıntı üzerinden dışarısıyla arasında bir tanımsal ilişkiye sahiptir. O zaman dışarıdaki tüm değişiklikler bu bağ üzerinden adayı etkileyecek, adanın ne’liğini yeniden belirleyecektir. Adalara sığınan kitaplar da kaçtıklarından saklanamayacaklar, dışarısıyla ilişkide kalacaklardır. Her şeyden öte kendisini ada olarak görebilecek kitabın okurları zaten dışardadır ve her okur, kitabı zihninde yeniden kendince üretirken dışarısı-içerisi ayrımını ortadan kaldıracaktır.

Read More
October 28, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Geçmişten Bugüne Uzanan, Dönüşen, Değişen Feminizm ve Edebiyat

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

Üçüncü dalga feminizm ise farklılıkları öne çıkartıp, mutlak eşitlikten uzaklaştı ve kimliklere dair bir duyarlılıkla feminizmin kapsayıcılığı genişletme yoluna gitti – burada JK Rowling’in kulakları bolca çınlayabilir. Mart ayında Kararsız Okur’da 8 Mart Dünya Kadınlar gününü de düşünerek edebiyat ile feminizm arasındaki ilişkiyi ve feminizmin edebi araçlarını hatırlamak istedik.

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Edebiyatta İkililer

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

Edebiyatta ikilileri üç kategoride inceleyebiliriz; ben ve ikiz öteki (doppelgänger*; eşruh- çiftlilik, eş insan) üzerinden kurulan ikililer, ben ve ben’e benzemeyen öteki üzerinden kurulan ikililer ve postmodernizmin roman formunu kökünden koparmasıyla başkalaşan ve parodi mahiyetinde üst üste yığılan “üst ikililer”…

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Büyük Edebiyat Sofrası

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

Bu ay sabitfikir edebi sofralara yüzünü dönünce, KarasızOkur’a kocaman bir edebi sofra kuralım istedik ve davetli tüm yazarlardan da en sevdikleri yemekleri getirmelerini rica ettik. Victor Hugo’nun çiğ yumurtalarını görmezden gelebilirsek harika bir sofra oldu: Cevat Şakir ülkeye ilk kez getirdiği greyfurt ağacından içi kırmızı dışı güneş greyfurtlarıyla geldi, Sylvia Plath meşhur domates pastasıyla; Sartre siperde bile vazgeçemediği tahin helvasını getirdi, Gabo yahni yapmış…

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

İkinci Yeniciler

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

İkinci yeniciler

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Afrika Edebiyatı

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

“Küçüklüğünde babası ona siyahilerin köle gemilerinde getirildiklerinden dolayı suyu sevmediklerini söylemişti. Siyahi bir adam ne diye yüzmek isteyecekti ki? Okyanusun dibi zaten siyahilerle kaplıydı.” - Yaa Gyasi, Yalnız Ağaçların Şarkısı

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Kıyıdan Çağlayan Okyanus: Rus Edebiyatı

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

Tsvetayeva “ben sadece tezatlarla ilerleyebilirim“ derken Rusya’nın ona sunduğu – kendi sonunu da getirecek tehlikeli- yakıtın farkındaydı bence…

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Spor-Edebiyat Geçişi ve Olimpiyatlar

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

Antik Yunan’da Platon’un ideal toplumunda yönetici erk "mükemmel zihin-mükemmel beden-temiz soylu" filozof krallara bırakılmışken bu defa yönetim "sağlam kafa- sağlam vücut – temiz kanlı(!)" Avrupa kentsoylusuna aitti. Yeni toplumun (ve halk ordularının) sağlam vücut ayağı için spor/beden eğitimi gerekliydi.

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment

Hatice Oya Gözümoğulları

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

1956-2021

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
1 Comment

Yaban Edebiyat

April 30, 2022 by Murat Can Aslak

17. yüzyılda yaşamış ve korkunç bir iç savaşa şahit olmuş İngiliz Filozof Thomas Hobbes’un hiçbir devlet örgütlenmesinin ve dolayısıyla kanun ve yaptırımın olmadığı “doğa durumu”nu yalnız, fakir, iğrenç, vahşi bulması şaşırtıcı değil. Güç mücadeleleri arasında kıyılan toplumu gördükçe, gücün toplum tarafından bir sözleşmeyle mutlak biçimde devredileceği bir devlet fikrine meyletmesinin altında da bu iç savaş tecrübesi yatar.

Read More
April 30, 2022 /Murat Can Aslak
Comment
  • Newer
  • Older

Powered by Squarespace