Murat Can Aşlak Kitap ve Film Yazıları

filmler ve kitaplar üzerine ve üzerinden fikri tepişmeler

  • Anasayfa
  • Filmler
  • Filmler Listeler
  • Serbest Yazılar
  • Kararsız Okur
  • Kitaplar
  • Hakkımda

Edebiyatın Karadelikleri: Cemiyetlerin Bükücü Gücü

August 18, 2026 by Murat Can Aslak

SabitFikir, Temmuz 2025

Edebi cemiyetler, edebiyat evreninin karadelikleridir: Yalnızca eskiyi ve durağanı yutarak büyümeleriyle değil; görünmez ama yoğun çekim güçleriyle önce birbirlerini, ardından — disiplin dışı alanlar da dâhil — çevrelerindeki her şeyi etkilemeleri, biçimlendirmeleri ve dönüştürmeleriyle... Sonuçta aynı evrenin sinerjik üretimi olan düşünce ufuklarımız da bu çekimin etkisiyle az ya da çok yeniden biçimlenir. Bu cemiyetler yalnızca edebiyatçılardan oluşmadıkları için, edebiyatla diğer disiplinler arasında beklenmedik ve derin bağlar kurarlar; çok-disiplinli bir “bulaşma” yaratarak yerleşik, betonlaşmış düzenleri sarsar, yeni düşünce alanlarının doğmasına imkân tanırlar. Burada cemiyet derken yalnızca örgütlü toplulukları değil; aynı çekim alanında buluşan edebi akımları, kuşakları, çevreleri ve ortak estetik arayışları da bu geniş şemsiyenin altına alıyoruz.
Tıpkı karadeliklerin uzay-zamanı bükmesi gibi, bu cemiyetler de edebiyat evreninin hem mekânını (biçimini), hem de içeriğini ve perspektifini (zamanını, belleğini) bükerler. Bu bükümlerde artık klasik kurallar işlemez; sınırlar “başkaya” açılır. Yüzeyde yeni anlatım biçimleri, derinlerdeyse yeni düşünce akımları — belki de geleceğin paradigmaları — tetiklenir ya da tohumlanır.
İçlerine çekip yok ettikleri yalnızca eski kalıplar değildir; aynı zamanda Hawking ışımasını andıran bir sızıntıyla çevrelerine yeni estetik evrenler, taptaze diller ve daha önce tasavvur edilmemiş anlam alanları saçarlar. Böylece bazıları edebiyatın, sanatın ve düşüncenin durağanlığa saplanmak yerine sürekli devinim hâlinde kalmasını sağlayan nadir yapısal çekirdekler hâline gelebilirler.

Servet-i Fünun Topluluğu: Sanat için sanat

1.      Rubab-ı Şikeste - Tevfik Fikret

a.      “Zemîn boş, âsümân boş, kalb ü vicdan boş; Tutunmak isterim, bir nokta yok pîş-i hasârımda.”

2.      Bütün Şiirleri – Cenab Şahabettin

a.      “Haset başkasının balını kendi ağzına zehir etmektir.”

Fecr-i Ati Topluluğu: “Sanat şahsî ve muhteremdir”

3.      Piyale - Ahmet Haşim

a.      “Ey sen, ey onun rûhu ve ey mâtem-i seyyâl Ey şimdi bakan hüznüme, âh ey kamer-i lâl.”

4.      Kiralık Konak – Yakup Kadri Karaosmanoğlu

a.      “Şiirdeki “aşk”la hayattaki “aşk” ne kadar birbirine benzemiyormuş.”

Yedi Meşale Topluluğu “Canlılık, samimiyet ve daima yenilik.”

5.      Karagöz - Sabri Esat Siyavuşgil

a.      “Bir koltuğa sinecek sıcaklığın derinden. Girecek yaklaşınca başın, kirpiklerinden Gözlerime ağaçlı bir yol gibi ayrılık.”

6.      Sebil ve Güvercinler – Ziya Osman Saba

a.      “Ben artık korkmuyorum, her şeyde bir hikmet var Gecenin sonu seher, kışın sonunda bahar. Belki de bir bahçeyi müjdeliyor şu duvar”

İkinci Yeni: Dilin sınırında anlamı dağıt, imgeyi kur

7.      Üvercinka - Cemal Süreyya

a.      “Öyle büyümüş ki içimizdeki yalnızlık, Sevilmeyi beklerken, beklemeyi sevmişiz”

8.      Kayayı Delen İncir - Turgut Uyar

a.      “İnsan yaşlandıkça kurtulur' demiş birisi Korkudan belki yılgınlıktan ve başka bir şeylerden Oysa yaşlandıkça bulunur mavinin en iyisi”

Mavi: Şiir özgürlüktür. Yalnız bireyin değil toplumun da sesidir.

9.      Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı - Ferit Edgü

a.      “Biz, kendi dünyamızı yaratmazsak ölürüz. Bizim, içerde ayrı, dışarda ayrı iki dünyamız yoktur. Dolayısıyla, dışarıda olmak özgür olmak değildir.”

The Inklings (İngiltere): Mitler yalan değil; onlar, hikâyelerle hakikate varanların derin gerçeğidir.

10.   Yüzüklerin Efendisi - J.R.R. Tolkien

a.      “Kış bitmek üzere artık. Zaman, umudu kıt bir bahara doğru akıyor.”

11.   Mutlak Aslan - Charles Williams

a.      “Her insan kendi meleğiyle yüzleşmek zorundadır. Ve çok azı onun bakışına dayanabilir.”

Bloomsbury Grubu (İngiltere): Sanatla yaşa, ince bir zevkle düşün; gelenekten kop, biçimden sıyrıl

12.   Mrs. Dalloway -Virginia Woolf

a.      "Çünkü insan her gün birlikte yaşadığı kişiler hakkında bile ne bilebilir ki?"

13.   Marabar’a Yolculuk - E.M. Forster

a.      "Bence, arkamdan çocuk yerine bir düşünce bırakmak çok daha iyi"

Scriblerus Club (İngiltere): Yücelik kisvesine bürünmüş edebiyatın erişilmez ve kutsal maskesi, alayın aynasında çatlar.

14.   Gulliver’in Seyahatleri - Jonathan Swift

a.      “Şu insanın büyüklüğü ne bayağı bir şeymiş ki, böyle ufacık böcekler bile taklit edebiliyor!”

15.   Bukleye Tecavüz - Alexander Pope

a.      “Örtüyor kusurlarını o soylu rahatlık”

Les Symbolistes (Fransa): Anlatma, sezdir; hayali hakikatinden daha gerçek

16.   Kötülük Çiçekleri – Charles Baudelaire

a.      “Ey kurtlar! gözsüz kulaksız kara yoldaşlar Size gelen özgür ve gamsız bir ölü var; Obur filozoflar, pisliğin oğulları”

17.   Şiirler - Stéphane Mallarmé

a.      “Çünkü bir duvarın dibinde alık alık Duran sürme çanağı gibi boşalmış beynim Hıçkıran düşünceyi giydiremiyor artık Karanlık bir ölüme doğru esnemekteyim”

Oulipo - Olası Edebiyat Atölyesi (Fransa): Biçim sınırdır; ama sınır, hayal gücünün rampasıdır.

18.   Kayboluş - Georges Perec

a.      “Bütün dünya normal, olağan, anlamlı gözüküyor ama sözcüğün, o saf tılsımın, o tuhaf muskanın altındaki sallantılı sığınakta korkunç bir kaosun yavaşça vücut bulduğunu, ortaya çıktığını görüyorum. Bütün dünya olağan gözüküyor ama bir gün, bir hafta, bir ay ya da bir yıl sonra çürüyüp yok olacak.”

Fırtına ve Coşku (Almanya): Aydınlanma'nın soğuk aklına karşı tutku, doğa, birey ve özgürlük

19.   Genç Werther’in Acıları - Johann Wolfgang von Goethe

a.      “Uçmak istiyorsun fakat yükseklerde başının dönmeyeceğinden emin değilsin.”

Jena Romantikçileri (Almanya): Hayat bir şiirdir; sanat, aşk, düşünce ve doğa onun mısralarıdır.

20.   Geceye Övgüler – Novalis

a.      “Bir zamanlar acı gözyaşları dökmüştüm; umutlarım acılarda eriyerek yitip gittiğinde...”

21.   Sarışın Eckbert – Ludwig Tieck

a.      "Belki de insanlar hayatlarını böyle dertsiz tasasız sürdürebilselerdi, o zaman mutlu olurlardı."

Acmeizm (Rusya): Sembolizmin sisini dağıt, ruhun fısıltılarını bilincin sesiyle bastır

22.   Yaban Balı Özgürlük Kokar – Anna Ahmatova

a.      “Öğrendim sonunda nasıl taşlaşır yüzler, Göz kapakları altında, nasıl belirir kara-korku Acı nasıl yer eder yanaklarda”

23.   Vedalaşmaların İlmini Yaptım Ben - Osip Mandelştam

a.      “Ölesiye bıktım yaşamaktan, bir şey beklemiyorum ondan, ama seviyorum çıplak toprağı, ondan başkasını tanımadığımdan.”

OPOYAZ (Rusya): Yazar değil, yapıdır konuşan ve edebiyat, anlatılandan çok, nasıl anlatıldığıdır.

24.   Aşkla Hiç İlgisi Olmayan Mektuplar - Viktor Şklovski

a.      “İşte kitabın planı: Bir adam bir kadına mektuplar yazar. Kadın adama aşktan söz etmeyi yasaklar. Adam yazgısına razı olur ve ona Rus edebiyatından söz etmeye başlar. Bu onun için kıvırmanın bir yoludur.”

25.   Vezir Muhtar’ın Ölümü – Yuri Tınyanov

a.      “Geriye dönmek istiyordu — ama neye? Her şey olmuş bitmişti. Geriye sadece bir dil, biraz ses, biraz kâğıt kalmıştı. İnsan ise, hatırlandıkça siliniyordu”

Beat Kuşağı (ABD): Yaz! Çünkü sistem (tüketim toplumu, Amerikan rüyası, savaş düzeni, düzene boyun eğmiş bireylerin ahlakı…) susmanı istiyor.

26.   Yolda - Jack Kerouac

a.      “Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü…”

27.   Uluma - Allen Ginsberg

a.      “Bütün gece yürüyecek miyiz bu ıssız sokaklarda? Gölgelendikçe gölgeleniyor ağaçlar, ışıklar çekildi evlerden ve yalnız kalacağız ikimiz de. “

Transcendental Club (ABD): Bireyin içsel ışığına güven! Çünkü hakikat içtedir.

28.   Walden - Henry David Thoreau

a.      “Bedenlerimizi besleyip iyileştirmeye, zihinsel besinler için harcadığımızdan daha fazla harcıyoruz.”

The Algonquin Round Table (ABD): Nüktedanlık en keskin silahtır. Akıllıca konuş, keskin yaz!

29.   Yarın Berbat Bir Gün - Dorothy Parker

a.      “Yalnızlık, işler yolundayken çekici bir şeydir, ama dünyada işler hiç yolunda olmadı.”

Shirakaba (Beyaz Kayın) Topluluğu (Japonya): İnsanlığa inan, bireydeki ışığı yücelt. Sanat özgür ruhun ifadesidir.

30.   Han’ın Cinayeti  - Şiga Naoya

a.      “O kötü bir kadındı. Yine de, ona karşı nefret duymadım. Ona öfke de hissetmedim. İşte beni en çok korkutan şey bu oldu: Nefret bile etmediğim birini öldürebilmiş olmam.”

Japon Proleter Edebiyatı (Japonya): Edebiyat halkın silahıdır.

31.   Yengeç Konserveleme Gemisi - Kobayashi Takiji

a.      “Dertlerini anlatmak ister gibiydiler fakat boğazlarına bir şeyler takıldığı için susmaktaydılar.”

27 Kuşağı (İspanya): Gelenek ve avangard, aynı dizede.

32.   Akdenizdeki Çöl - Federico García Lorca & Sohrab Sepehri

a.      “Aşk taşa kazılmış belirsiz bir yüzdü”

33.   Yitik Koru - Rafael Alberti

a.      “Belki de kendi benliğimin yitik korusuna dönüşmek üzere, başka ve yeni bir yolun, öteki gibi denize uzanan bir yolun sağında, beyaz ve sarı katırtırnaklarının altına uzanacağım.”

Scapigliatura (İtalya): Sanat, yaşamın karşıtı değil; onun sarsıcı yankısıdır: Düzenin ve geleneğin huzurunu bozmalıdır.

34.   Senso – Camillo Boito

a.      “Gururumun çiğnenmesine ihtiyacım vardı.”

Güney Ekibi/Sur Çevresi (Arjantin): Düşünmek, yazmaktan önce gelir; yazmak, dünyanın yükünü hafifletmektir.

35.   Ficciones - Jorge Luis Borges

a.      “Düşünmek, çözümlemek, hayal kurmak kuraldışı edimler değildir; zekânın olağan soluk alıp verişidir bunlar.”

36.   Morel’in Buluşu - Adolfo Bioy Casares

a.      “Tiyatrodaki gibi, yaşamda da sahneler yineleniyor.”

Négritude Hareketi (Fransız Sömürgeleri): Siyahız: Dilimiz direniş, gölgemiz ışıktır.

37.   Boynu Vurulmuş Güneş - Aimé Césaire

a.      “Toprak artık oynamıyor buğdaylarla Toprak artık sevişmiyor güneşle Toprak artık ısıtmıyor avucunun içindeki suları”

Yeni Roman (Fransa): Anlatma göster. Anlatı çözüldükçe gerçeklik belirir.

38.   Kıskançlık - Alain Robbe-Grillet

a.      “Karşıt varsayımlarda bulunmanın hiçbir faydası yok, çünkü her şey olduğu gibi: Gerçekte hiçbir şey değiştirilemez.”

Boom Kuşağı (Latin Amerika): Gerçek, hayal gücünün bir kıvrımıdır; zaman, yönsüz bir büyüdür.

39.   Yüzyıllık Yalnızlık - Gabriel García Márquez

a.      “Yüreğini kolla, Aureliano," dedi, "ölmeden çürüyorsun.”

40.   Seksek - Julio Cortázar

a.      “Paris bir merkez, anlıyor musun, diyalektik filan demeden, bir uçtan bir uca kat edilmesi gereken bir mandala insanın içinde daha bir iyicene kaybolmasını sağlayan formüllerin bir işe yaramadığı bir labirent.”

August 18, 2026 /Murat Can Aslak
  • Newer
  • Older

Powered by Squarespace