Murat Can Aşlak Kitap ve Film Yazıları

filmler ve kitaplar üzerine ve üzerinden fikri tepişmeler

  • Anasayfa
  • Filmler
  • Filmler Listeler
  • Serbest Yazılar
  • Kararsız Okur
  • Kitaplar
  • Hakkımda

Bir anlatı öğesi otopsisi: Eşiğin Bekçisi Ejderhalar

August 19, 2026 by Murat Can Aslak

SabitFikir, Ocak 2026

Bir anlatının içinde her anlatı öğesi, aynı işlevin farklı yoğunlukları olarak hayat bulmaz. Bazı öğeler, ‘oluş’a uzanan belirsizlik merkezleri olarak anlatı evreninde bir ‘varlık’ kazanır; evrene canlılık ve değişim gücü verir. Bazılarıysa bu evrendeki işleyişi faş etmek, evreni görünür kılmak üzere işlev taşır; Heideggerci bir göz kırpmayla söylersek, bunlar ‘var olan’ların sahasına daha yakın durur. Edebiyat sahnesinde ejderhalar sıklıkla, böyle bir işlevi üstlenerek anlatı evreninde hayat bulur.

Ama bu işlev, anlatının kavramsal matematiğine basit bir mekanik çark eklemekle sınırlı değildir. Ejderha ritmi değiştirebilir. Atmosferi ağırlaştırabilir; zihnin içinde “ulu” kavramına kement atabilir. Kelimeleri ısıtabilir; zihinsel açıklıkla yükselip çocuklaşabilen okur zihni için, oynanabilecek kum havuzunun sınırlarını çizebilir. İçinde yaşadığımız dünya ve onun işleyişine dair bağları gevşeterek olası başka gerçekliklerin hayat bulmasına uygun bir zemin kurarak okur zihnini hazırlayabilir. Deleuze için düşünce çoğu zaman kendiliğinden akmaz; bir şok, bir karşılaşma, bir zorlanma ister: ejderha, anlatının içine böyle bir “karşılaşma”yı yerleştirebilir. Ocak ayında SabitFikir sayfalarının üzerine ejderhaların gölgesi düşerken, ejderhalara Kararsız Okur’da da yer açtık. Ama onları “fantastik bir dekor” olarak değil; Deleuze’ün sevdiği anlamda, düşünce sınırlarımızı esnetebilen bir kavram olarak misafir etmek istiyoruz.

Çünkü felsefe kavram yaratır; edebiyat ise bizi yeni duyarlıklara, yeni görme biçimlerine taşır. Ejderha tam bu iki alanın kesişiminde durur: bir eşik kurar; iki farklı atmosferin, iki farklı düşünme rejiminin, belki iki farklı görme biçiminin sınırında nöbet tutar. Mağaranın ağzında bekleyen şey yalnızca ateş püskürten bir gövde değildir; bazen edebi türler arasında, bazen okurla metin arasında, bazen anlatının aşamaları arasında bir “geçiş sistemi” işler. Ejderha sadece anlatıyı okura bağlamakla ilgili görevlerle de yetinmez; arzu ile ilişkimize ve arzunun insandaki işlevine dair bir deneyim de yaşatabilir. Hem düşüncenin sınırlarını genişletmek hem de işleyişine dair kavrayışı keskinleştirmek için, okur ejderhanın kuyruğundan tutup semaya çekilebilir.

Aşağıdaki liste, ejderhaları ve eserleri mağaralara ayırıyor gibi görünse de, aslında birbirine tünellerle bağlanan bir mağara sistemi olarak okunabilir. Her mağara, “Eşik-Ejderha” kavramının başka bir veçhesidir.

 

Liste:

Mağara A: Kavram

1.     Gilles Deleuze & Félix Guattari - Felsefe Nedir?

1.     Alıntı: “Felsefe bir edimdir. Yarattığı şey, kavramlardır.”

2.     Mary Douglas - Saflık ve Tehlike

1.     “İnsan bedenine işlenen her şey toplumun bir tasviridir.”

3.     Thomas Hobbes - Leviathan

1.     Dolaylı ejderha olarak Leviathan: korku, düzen, egemenlik, fırtına.

2.     “İnsan hayatı yalnız, kötü, vahşi ve kısadır.”

4.     Carl Schmitt - Kara ve Deniz

1.     “Biz hangi unsurdanız? Karanın mı, denizin mi çocuklarıyız?”

Mağara B: Arşiv

5.     J. L. Borges - Düşsel Varlıklar Kitabı

1.     Ejderha insan hayal gücünün “uygun formu”

2.     “Ejderha imgesinde insan hayal gücüne uygun gelen bir şey vardır.”

Mağara C: Hazine

6.     J. R. R. Tolkien - Hobbit

1.     Anlatının ritmini ağırlaştıran ulu çekim merkezi.

2.     “Ben Smaug’um. Ben Smaug eşsizim.”

7.     J. R. R. Tolkien - Yüzüklerin Efendisi: Yüzük Kardeşliği

1.     “Tek yapmamız gereken, bize verilen zamanla ne yapacağımıza karar vermek.”

8.     Anonim - Beowulf

1.     Klasik mağara - bekçi - hazine geometrisi

2.     “Ateş soluyan ejderha deliye döndü…”

9.     Anonim – Nibelung’lar Destanı

1.     “Tam savaş donanımlı duracak da karşında;

Yine de iki yiğit teslim olacak sana!”

10.  Anonim - Dede Korkut Hikâyeleri: Tepegöz
“Tepegöz: Günde altmış adam verin yemeye dedi.”

Mağara D: Dil

11.  Ursula K. Le Guin - Yerdeniz Büyücüsü

1.     “Bu, ejderhaların konuştuğu dildir.”

12.  Italo Calvino – Görünmez Kentler

1.      “Yaşamda bir an geliyor, tanıdığın insanlar arasında ölüler…”

13.   John Gardner – Grendel

1.     “Evrende anlamsız bir leke idim.”

Mağara E: Derinlik

14.  Herman Melville - Moby Dick

1.     “Hayat dediğimiz… insanın bütün kainatı koca bir şaka zannettiği… zamanlar vardır.”

15.  Jules Verne - Denizler Altında Yirmi Bin Fersah

1.     “Doğanın dur dediği yerde, insanoğlu… durmak zorundadır.”

16.  China Miéville - Kraken: Bir Canavarın Anatomisi

1.     “Evrenin sürekli çıldırmış gibi davranmasından çok yoruldum artık.”

17.  H. P. Lovecraft - Cthulhu’nun Çağrısı
Eşik burada kozmik: insan-merkezli aklın altı boşalır.
“Sonsuza kadar uyuyan ölü değildir; yeterince zaman varsa ölüm bile ölebilir.”

18.  George R. R. Martin - Ateş ve Kan

1.     “Acıyı dindirmesini bilen biri acı çektirmesini de bilir.”

19.  Terry Pratchett - Muhafızlar! Muhafızlar!

1.     “Yani baksana, milyonda bir şansımız var! Ya hiç şansımız olmasaydı?”

20.  Andrzej Sapkowski - The Witcher: Son Dilek

1.     “İnsanlar, canavar ve canavar hikâyeleri uydurmayı severler. Bunu yaptıkları zaman kendi canavarlıklarını görmezler.”

21.  Neil Gaiman - Yolun Sonundaki Okyanus

1.     “Gerçek hayat katlanamayacağım kadar zorlaştığında kitaplara sığınırım.”

22.  İhsan Oktay Anar - Puslu Kıtalar Atlası
“Kaf Dağına varamasan bile hiç olmazsa evinden çıkıp kırlara açıl.”

23.  Samantha Shannon – Portakal Ağacı Manastırı

1.      “Hikayelerin sorunu budur… İçlerindeki gerçeği tartamayız.”

24.   Christopher Paolini – Eragon

1.     “İçimdeki ateş soğuğa dayanır.”

 

August 19, 2026 /Murat Can Aslak
  • Newer
  • Older

Powered by Squarespace