Murat Can Aşlak Kitap ve Film Yazıları

filmler ve kitaplar üzerine ve üzerinden fikri tepişmeler

  • Anasayfa
  • Filmler
  • Filmler Listeler
  • Serbest Yazılar
  • Kararsız Okur
  • Kitaplar
  • Hakkımda

Kore Edebiyatı ve Han: Tarihsel Yükten Varoluşçu Kesite

August 19, 2026 by Murat Can Aslak

SabitFikir, Ekim 2025

Kore edebiyatı, büyük anlatılardan ziyade sıradan insanların sıkışmış hayatlarını odağa alırken diğer yandan derin tarihsel yaralardan beslenerek kendini diğer edebiyat geleneklerinden ayrıştırır. Anlatım genellikle sade ve kısa cümlelerle kurulsa da duygulardan uzaklaşmaz; aksine çoğunlukla bir içsel yoğunluğun inşa edilmesine özen gösterilir. Gerçeklik ile semboller çoğu zaman iç içe geçer; doğrudan dile getirilemeyen politik ya da toplumsal meseleler tartışılırken masal, mit ve geleneksel dini motifler sıklıkla kullanılır. Japon sömürge dönemi, Kore Savaşı, bölünmüşlük ve askerî diktatörlükler sıklıkla arka planda yankılanır. Bu travmatik tarih; kayıp, göç ve yurtsuzluk kavramlarını tema olarak öne çıkarırken, diaspora deneyimleri ve Kuzey–Güney ayrılığı da ait olunan yere duyulan özlem ve aidiyet arayışına dair kanalları besler.

Geleneksel Konfüçyüsçü düzenin hızla kapitalist bir topluma dönüşmesi kuşak çatışmaları, kadınların konumu ve bireysel yabancılaşma gibi toplumsal fay hatlarını belirginleştirmiştir ve bu kırılmalar edebiyata da yoğun biçimde yansımıştır. Son yıllarda kadın yazarların yükselişiyle birlikte beden, toplumsal roller ve şiddet üzerinden kurulan eleştirel sesler daha da görünür hâle gelmiştir. Bu zemin üzerinde, Kore kültüründe güçlü bir yeri olan “Han” kavramı —hem kederi hem direnci, hem bastırılmış öfkeyi hem de dayanma iradesini taşıyan duygu— edebiyata özgün bir renk katar ve Batılı varoluşçulukla arasında kendine has bir kesişim noktası yaratır. Han’ın varoluşçu yönünü Han Kang’ın Vejetaryen’i üzerinden okumak özellikle açıklayıcıdır: Yonğhe’nin “et yemeyi bırakma” eylemi yalnızca kişisel bir tercih değildir; aileyle, bedenle ve toplumla kurduğu bütün ilişkileri sarsan bir kırılma anıdır. Bu tercih, bireysel bir isyan gibi görünse de aslında derin bir yalnızlık, kökleri tarihe uzanan bir yük ve sessiz bir direniş biçimidir. Böylece roman, han’ın kolektif ağırlığını ve varoluşçuluğun bireyi yalnızlık ve ölüm karşısında konumlandıran damarını örtüştürür.

Bu noktada Kore edebiyatındaki varoluşçu damar, Sartre’ın radikal özgürlük anlayışından çok Camus’nün absürt düşüncesine yaklaşır. Camus’de daha bireysel bir düzlemden başlayan başkaldırı, Kore edebiyatında tarihsel yüklerin gölgesinde şekillenen kolektif sabır ve ortak hafızayla başka bir biçim alır. Böylece Kore edebiyatı, yalnızlık, kayıp ve ölüm gibi evrensel varoluşçu temaları kendi tarihsel bağlamında dönüştürerek özgün bir estetik ve felsefi evren yaratır.

 

Liste:

1.     Han Kang – Vejetaryen

a.      “Kardeşinin sert omuzlarını sallayıp zorla ağzını aralamak istiyor ama bu dürtüyü bastırıyor. Yonğhe’nin kulağına yaklaşıp kulak zarını patlatacak şekilde haykırmak istiyor. Şimdi ne yapmaya çalışıyorsun? Beni dinliyor musun? Ölmek mi istiyorsun? Gerçekten ölmek mi istiyorsun? Kendi içinden kaynar bir köpük gibi yükselen öfkesine çaresizce boş boş bakıyor.”

2.     Shin Kyung-Sook – Lütfen Anneme İyi Bak

a.      “Annem gülümsemiyor. Ağlamıyor da. Acaba biliyor muydu? Tüm hayatım boyunca benim de ona ihtiyaç duyduğumu biliyor muydu?”

3.     Kim Young-Ha – Kendimi Yıkmaya Hakkım Var

a.      "Dünya çok komik! Gerçekler insanı rahatsız eder, yalanlarsa heyecanlandırır, değil mi?"

4.     Hwang Sok-Yong – Prenses Bari

a.      "Savaş güçlülerin küstah kibri ile güçsüzlerin çaresizliklerinin ortaya çıkardığı bir cehennemdir"

5.     Jeong You-Jeong – İyi Evlat

a.      "Umuda sahip olmak umutsuzluğu azaltmaz. Dünya, dört işlem kadar açık saçık değil. Çünkü insanlar matematik işlemlerinden daha karmaşık. …
İnsanlığın uğradığı lanetlerden biri, durum ne olursa olsun uyum sağlamasıymış."

6.     Pyun Hye-Young – Çukur

a.      “Nasıl olurdu da hayat bir anda tersine dönerdi? Hayat, tamamen yerle yeksan olunca neden hiçbir şeyin kıymeti harbiyesi kalmazdı?”

7.     Kim Hye-Jin – Kızım Hakkında Her Şey

a.      “Yapabileceğim tek şey iyisiyle kötüsüyle, değiştiremediklerimin bana ait olduğunu kabullenmek. Kendi seçimlerimden dolayı bana aitler. Şimdiki beni var ediyorlar.”

8.     Gong Ji-Young – Mutlu Günlerimiz

a.      “Sanki birinin dokunur dokunmaz kanatacağı bir yaram varmış gibi hissediyordum; katlandığım bu acının hissedemeyecek olsam bile kanatacağını biliyordum.”

9.     Min Jin Lee – Paçinko

a.      “Kimse temiz değil. Yaşamak insanı kirletiyor.”

10.  Govang-Su İ – Merhametsiz Yaşam

a.      “Kore’nin ilk çağdaş romanı; Japon işgali döneminde modernleşme ve aşk üçgeni.”

11.  Yi Mun-Yol – Şair

a.      “Dünya işlerine bakıyorum,çiçeklerin döküldüğü günler gibiler.”

12.  Park Wan-Suh – Bunca Şingayı Kim Yedi?

a.      “Çiftçiler gibi para kazanma tecrübeniz olmadan çiftçileri nasıl savunabilirsiniz?”

13.  Yi Chong-Jun – Kâhin

a.      “Ama genellikle bir şeye benzeyen taşlar düşük kalitelidir. Taşın kendi biçimi olması gerek. Başka nesnelere benzeyen taşlar kendi biçimlerini yitirmişlerdir.”

14.  Sun-Mi Hwang – Uçabileceğini Hayal Eden Tavuk

a.      “Ölü değilsin. Hadi. Kalk!”

15.  Honggyu Son – Başka Topraklarda Rüzgâr Sert Eser

a.      "Gerçekte var olan sorunları önemsememeyi bilen ve bunlardan etkilenmeyen kişiler, işte böyle insanlara mutlu denir."

16.  Lee Sun-Young Botero Ailesi'nin Aşk Eczanesi

a.      “Hayatta her şey,sen nasıl görürsen öyledir. İyi görürsen iyidir,kötü görürsen kötüdür.”

17.  Ahn Junghyo – Gümüş Aygır

a.      “Hiçbir şey düşünmedi, bir şeyler düşünebilecek durumda değildi, sadece içinde âdeta pıhtılaşmış kanlı bir şeyi kusmak istiyordu; bağırsaklarını dışarıya çıkarıp atmak, dünyaya geldiğinden bu yana katlandığı bütün acıları kusmak istediğinden, hiç durmadan nöbet geçiren deli bir kadın gibi bağıra bağıra haykırıyordu…”

18.  Cho Nam-Joo – Kim Jiyoung, Doğum: 1982

a.      “Benim hayatım sıradan bir kadının hayatıydı; ama demek ki sıradanlık bile bu ülkede çok ağırdı.”

19.  Yun Ko-eun – Afet Gezginleri

a.      “Felaketleri paketleyip tura çevirmek, kime iyi geliyor?”

20.  Won-Pyung Sohn – Badem

a.      “Hislerimi adlandıramasam da onların bir ağırlığı var.”

21.  Yang Gui-Ja – Uzak ve Güzel Mahalle

a.      “Uzak sandığımız mahalle, aslında hayatımızın tam ortasıydı.”

22.  Cheon Seon Ran - Dokuz

a.      “Göstersene, merak ediyorum.”
“Neyi?”
“Parmaklarında büyüyen filizleri.”

August 19, 2026 /Murat Can Aslak
  • Newer
  • Older

Powered by Squarespace