Murat Can Aşlak Kitap ve Film Yazıları

filmler ve kitaplar üzerine ve üzerinden fikri tepişmeler

  • Anasayfa
  • Filmler
  • Filmler Listeler
  • Serbest Yazılar
  • Kararsız Okur
  • Kitaplar
  • Hakkımda

Altı Halkada Bir Düşünce Denizi: Virginia Woolf’un Yörüngesinde:

August 19, 2026 by Murat Can Aslak

SabitFikir, Kasım 2025

“Ben köklüyüm, ama akıyorum.”

Virginia Woolf, modernist romanın kalbinde bir düşünme biçimi yarattı.
Bilinç, zaman ve varoluş arasındaki geçirgenliği merkeze alarak zihin dünyamızı genişletti; bu üçü arasındaki geçitler sistemini sanatın yeni bir dili hâline getirdi.
Onun eserlerinde insan, ne tamamen özne ne tamamen nesnedir; tıpkı bir dalga gibi, hem kendi sınırlarını hem de dünyanın akışını hisseder. Woolf’un evrenine yaklaşmak, bir düşünme deneyine girmektir.

Bu ay SabitFikir’in konuğu Virginia Woolf olunca, Kararsız Okur’da onun edebiyat evreninde kapladığı alanı halka halka, onu çevreleyen yörüngelerle görünür kılmak istedik.
Bu yörüngelerde Woolf’un öncesini, merkezini ve yankısını bir araya getirdik;
bilincin sınırlarıyla düşünmenin özgürlüğü arasında salınan altı halka oluşturduk.
Her okur, bu sistemin içinde kendi deniz fenerini bulabilir —
ve belki oralarda bir yerlerde, kendine ait bir oda inşa edebilir.

“Bütün dalgalar aynı denize ulaşır.”

Halkalar:

1. Halka: Kaynak & Yankı Halkası

Woolf’un yazı evreninin tohumları ve onları sulayan bulutlar…

1.      George Eliot – Middlemarch
“Düşünmeliyiz elbette, yoksa karanlık çağlara geri döneriz.”
Kadın öznenin ahlaki ve entelektüel bağımsızlığının ilk büyük romanı.

2.      Henry James – Bir Hanımefendinin Portresi
“Şimdi yaşadığı gibi yaşamak, iyi bir kitabın kötü bir çevirisini okumaya benziyordu.”
Bilincin derin katmanlarını anlatının merkezine taşıyan öncüllerden.

3.      Gustave Flaubert – Madame Bovary
“Birinin ölümünün ardından bir şaşkınlık ve uyuşukluk hâli ortaya çıkar; hiçliğin gelişini kavramak çok zordur.”
Kadın arzusu ile toplumsal baskının çarpışması; bir modern kadın trajedisi.

4.      Lev Tolstoy – Anna Karenina
“Bütün mutlu aileler birbirine benzer; her mutsuz ailenin kendine özgü bir mutsuzluğu vardır.”
Arzu, ahlak ve toplum üçgeni; karakter derinliğinin öncülü.

5.      Sigmund Freud – Rüyaların Yorumu
“Rüyalar çoğunlukla küçümsediğimiz bir şeyin intikamı, terk ettiğimiz bir şeyin intizarı gibidir.”
Modernist edebiyatın bilinçdışına ve içsel yaşantıya yönelişinin güçlü teorik zeminlerinden biri.

2. Halka: Yaklaşma Halkası

Woolf’un çağdaşları; modernizme uzanan köprüdeki yoldaşları…

6.      Katherine Mansfield – Bahçede Parti
“Oysa göründüğü gibi ben kendi özgür istenciyle odadan içeri uçmuş böcek gibiyim.”
“duygu anı” kavrayışının kardeşi.

7.      E. M. Forster – Manzaralı Bir Oda
“Lucy bir asi idi ama daha büyük bir oturma odası değil, sevdiği erkeğin yanında eşitlik isteyen bir asiydi.”
Viktorya kalıplarından özgür bireye geçiş.

8.      James Joyce – Dublinliler
“Ruhu yavaşça bayılır gibi oldu işitince karın hafifçe yağdığını… bütün yaşayanların ve ölülerin üzerine.”
Gündelik hayatın sıradan anlarında açılan epifani ve bilinç kırılmaları.

9.      Marcel Proust – Swann’ların Tarafı
“Gerçek cennetler, çoktan kaybettiklerimizdir.”
Belleğin ilhamı, zamanın şiirleşmesi…

10.   T. S. Eliot – Çorak Ülke
“Ruhuma dedim; uslu dur, bırak sarsın seni karanlık.”
Modernizmin kırık aynası.

3. Halka: Çekirdek Halkası

Woolf’un kendi sesi – zaman, bilinç, ışık.

11.   Mrs Dalloway

“Mrs Dalloway, çiçekleri kendisi alacaktı.”

12.   Deniz Feneri

“Yaşamdan beklentilerimizle yaşamın bize verdikleri asla birbiriyle örtüşmez.”

13.   Orlando

“Bir kimsenin erkek mi kadın mı olduğunun önemi yok; ancak sevdiği zaman gerçekten insan olur.”

14.   Dalgalar

“Ben tek bir kişi değilim; birçok kişiyim.”

15.   Kendine Ait Bir Oda

“Bir kadının kurmaca yazabilmesi için parası ve kendine ait bir odası olmalıdır.”

16.   Üç Gine

“Barış, savaşmayı değil, düşünmeyi öğrenmekle başlar.”

4. Halka: Yansıma Halkası

Woolf’un artçı sarsıntıları – kadın öznenin çok sesli dönüşü.

17.   Jean Rhys – Geniş Geniş Bir Deniz
“Ben kendi hikâyemi yazıyorum. Diğerlerinin bana biçtiği değil, kendi hikâyemi.”

18.   Margaret Atwood – Kör Suikastçı
“Gerçekler hiçbir zaman saf değildir. Onlar hikâyelere gizlenir.”

19.   Ali Smith – İkisi Birden
“Zaman düz bir çizgi değil, aynı anda iki yönde akan bir nehirdir.”

20.   Rachel Cusk – Çerçeve
“Benim hikâyemden söz etmek değildi amacım; başkalarının anlattıklarıyla kim olduğumu açığa çıkarmaktı.”

21.   Elena Ferrante – Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım
“Birine fazla yaklaştığında, kendini onun gölgesinde bulursun.”

22.   Didem Madak – Ah’lar Ağacı
“Kalbim bir şiir defteri, üstünde yağmur lekeleri.”

5. Boğaz & Kıyı Halkası

Woolf’un Türkçedeki yankısı.

23.   Leyla Erbil – Tuhaf Bir Kadın
“İnsan bazen susarak konuşur.”

24.   Sevgi Soysal – Yenişehir’de Bir Öğle Vakti
“Her şey değişiyor, ama bazı insanlar yerinden kımıldamıyor.”

25.   Latife Tekin – Sevgili Arsız Ölüm
“Rüyalarla konuşurdum, çünkü insanlar beni anlamazdı.”

26.   Melisa Kesmez – Bazen Bahar
“Hayat, unutamadıklarımızın içinde usul usul akar.”

6. Saatler Halkası (+1)

Woolf evrenini bugüne taşıyan roman.

27.   Michael Cunningham – Saatler

“Her gün, yeniden yaşamaya değecek bir saat bulmamız gerek.”

Cunningham, Woolf’un Mrs Dalloway’ine üç ayrı yaşam üzerinden seslenir: Virginia Woolf romanı yazarken; Laura Brown 1950’lerde onu okuyarak kendi varoluşundan kaçarken; Clarissa Vaughan 1990’larda aynı günü modern bir kentte yeniden yaşarken.

Roman, zamanı bir ağ gibi dokur: geçmiş, şimdi ve gelecek birbirine karışır. Woolf’un “bilincin zamansızlığı” fikrini çağdaş dünyada yeniden yankı

August 19, 2026 /Murat Can Aslak
  • Newer
  • Older

Powered by Squarespace