Aşk Edebiyat İlişkisi ve Kapağını Açınca İçinden Kalpler Tozuyan Romanlar
SabitFikir, Şubat 2025
Sevgi kavramı, yakın durduğu diğer kavramların çekimiyle parçalanıp her bir parçanın diğerinden uzaklaşmasıyla bir boşluklu şemsiye kavrama dönüşmesinin üzerinden çok zaman geçti. Sıcak bir dostluk ile, ilgi ile, yani yoksun olunanın arzusu ile değil de birlikteyken sevinç üretmek ile ilişkili olan filia; ilahi sevgi ya da uzak olanı, dostun olmayanı, hatta düşmanını ya da komşunu sevmekle ilgili olan agape; kan bağı ve aile ile ilişkili olan storge… Diller ve kavram dünyası dönüştükçe farklı sevgi türleri aynı şemsiyenin altında bölünerek çoğalırken, her parça diğerinden uzaklaştı. Bir de tutku ve cazibe ile ilişkili olan Antik Yunanların Eros ile ilişkilendirdiği aşk vardı. Bugün aşk kavramının da bir tarihselliği var.
Platon’un Şölen’inde Aristophanes’in anlattığı mitte aşk bir tamamlanma arzusudur. Buna göre, eskiden insanlar “bütün halde” yani iki başlı, dört el ve dört ayaklıydı. İsyan eden bu insan formunu Zeus ikiye bölerek cezalandırdı. O günden sonra insanlar kayıp eşlerini arar oldular. İşte sevgi/aşk da bu arayışla ilişkiliydi. Bu arayışı üreten kuvvet ya da arzuydu. Platon’da insanın insana eş bulmakla ilgili sevgisi/aşk eksik olma haliyle ilişkilidir. İleriki dönemde İleriki dönemde Yeni Platoncu Plotinus’ta aşk, duyusal güzellikten ilahi olana yükselişle ilişkilendirildi. Dünyayı var eden yaratıcı güç ve ilk neden bu aşkla ilişkiliydi. Bu perspektifte hakiki aşk ilahi iken, maddi aşk ise hakikisine özeniyordu ve mecaziydi. Aristoteles’in aşka bakışı ise öğretmeni Platon’a göre dünyeviydi. Bu bakış iki beden bir ruh şeklinde formüle edilebilir. Aşk böylece tensel ve tinsel iki yol edindi. Bu yollar kendi içlerinde de çeşitlendi. Ancak zaman zaman bazıları birbirinin içine dolandılar. Aydınlanma ve modernitenin ortasında filizlenen romantizm akımı kabaca; süreç içinde kaybedilen idealizme, tinselliğe, sonsuzluğa ve maddeyle sınırlanmışlığa bir itiraz olarak ölümsüzlük arayışı ve maddenin içinden yeniden tinselliğin canlandırılması çabası olarak okunabilir.
Bu ay Kararsız Okur’a sevginin aşk ile ilişkilendirilmesi en kolay tanımlarına yakın duran romanları misafir ediyoruz. Sevginin dilediğiniz türleri sizinle olsun.
1. Günlerin Köpüğü – Boris Vian
a. “- Siz ne iş yaparsınız? diye sordu profesör - Birtakım şeyler öğrenirim, dedi Colin. Ve de Chloe’yi severim.”
2. Betty Blue - Philippe Djian
a. “Nasıl davranılacağını iyi bildiğiniz zaman yaşam mavi bir duman bulutunda yitip gidecektir.”
3. Kolera Günlerinde Aşk – Gabriel Garcia Marquez
a. “Artık körfezin pis kokusunu değil, onun özel kokusunu duydu kentin içinde. Her şeye onun kokusu sinmişti.”
4. Acı Çikolata – Laura Esquivel
a. “Aşk, düşünülmez hissedilir.”
5. Tess – Thomas Hardy
a. “Aşkın derinliği, dürüst kişilerin ayıpladıkları bir suskunluğu meşrulaştırır mıydı?”
6. Beyaz Geceler – Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
a. “Nasıl olur da böyle bir göğün altında türlü türlü suratsız, kaprisli insan yaşayabiliyor?”
7. Eleanor ve Park – Rainbow Rowell
a. “Eleanor haklıydı. O asla güzel görünmüyordu. Bir sanat eseriydi ve sanat eserleri güzel görünmekten çok size bir şeyler hissettirirdi.”
8. Doktor Jivago – Boris Pasternak
a. “İnsanın ruhu başka insanlarda ortaya çıkar.”
9. Akhilleusun şarkısı - Madeline Miller
a. “Hafızaların kıyımından kimlerin kurtulacağını bilemeyiz.”
10. Jane Eyre - Charlotte Bronte
a. “En parlak yıldızların bile üzerinde lekeler vardır. Bazı insanlar yıldızların parlaklığını göremezler de ancak ufak tefek lekeleri görürler.”
11. Huzur – Ahmet Hamdi Tanpınar
a. “Her şey değişebilir, hatta kendi irademizle değiştiririz. Değişmeyecek olan, hayata şekil veren, ona bizim damgamızı basan şeydir.”
12. Aşk ve Gurur – Jane Austen
a. "Dünyayı tanıdıkça hoşnutsuzluğum daha da artıyor; her geçen gün insan karakterinin tutarsızlığına ve akıllı, duygulu görünenlere bile güvenilmeyeceğine olan inancım güçleniyor."
13. Genç Werther'in Acıları - Johann Wolfgang Von Goethe
a. “Çok fazla şeyim var, ama Onsuz hiçbir şeyim yokmuş gibi..”
14. Anna Karenina – Lev Tolstoy
a. "Birini seversen eğer, olmasını istediğin gibi değil, olduğu gibi, her şeyiyle seversin."
15. Muhteşem Gatsby – F. Scott Fitzgerald
a. ''Yalnızca kovalanan, kovalayan, meşgul olan ve yorgun olan vardır.''
16. Anahtar – Cuniçiro Tanizaki
a. “Bana çok daha uygun biri mutlaka çıkardı ve ona benden daha uygun birisi de mutlaka çıkardı.”
17. Uğultulu Tepeler – Emily Bronte
a. "O asla bana ait değildi ama, onu kaybetmek kalbimi kırdı."
18. Gözleri Tanrı’yı Seyrediyordu- Zora Neale Hurston
a. “Her şey bakış açınıza bağlıydı. Kimileri çamurlu bir su birikintisine bakar ve gemilerle dolu bir okyanus görürdü.”
19. Zaman Yolcusunun Karısı – Audrey Niffenegger
a. “Hava karardı ve ben çok yorgunum. Seni seviyorum, daima. Zamanın hiçbir önemi yok.”
20. Kırmızı ve Siyah- Stendhal
a. “Yüreğe kırmadan dokunmayı bilmezler.”
21. Aşkın formülü – Helen Hoang
a. “Teşekkürler tatlım, Bütün etiketlere, tuhaflıklara, takıntılara ve her şeye rağmen beni sevdiğin için.”
22. Romeo ve Juliet – William Shakespeare
a. “-Binlerce kez iyi geceler sana!
Binlerce kez beter olsun gece, senin ışığın yoksa.”
23. Aynı Yıldızın altında – John Green
a. “O okurken uykuya dalar gibi âşık oldum: Önce yavaş yavaş sonra bir anda.”
24. Normal İnsanlar – Sally Rooney
a. “Marianne, dedi, hiç inançlı biri değilim ama bazen tanrı'nın seni benim için yarattığını düşünüyorum.”
25. Rüzgâr Gibi Geçti – Margaret Mitchell
a. “Değişik ol ki lânetlenesin."
26. Rebecca - Daphne du Maurier
a. “Çok mu hassassınız, çok mu naifsiniz, o takdirde sözcüklerdeki dikenleri, iğneleri daha fazla fark edersiniz.”
27. Ebedi Nişanlı Kafka- Jacqueline Raoul-Duval
a. “Herkes diğerini olduğu gibi seviyor ama olduğu haliyle onunla yaşayabileceğine inanmıyor.”
28. Beni Adınla Çağır – Andre Aciman
a. "- Atlatabilecek misin?
- atlattım sanmıştım. Atlatacağım"
