Murat Can Aşlak Kitap ve Film Yazıları

filmler ve kitaplar üzerine ve üzerinden fikri tepişmeler

  • Anasayfa
  • Filmler
  • Filmler Listeler
  • Serbest Yazılar
  • Kararsız Okur
  • Kitaplar
  • Hakkımda

Felsefeden İlk Isırıklar ya da Hatırlatma Dozu

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Felsefe nereden başlanacağını bilmeyenler için kapalı ve ağır bir alan olmak zorunda mı? Deleuze’ün bilim, sanat ve felsefeyi birbirinden farklı düşünce güçleri olarak ele alan yaklaşımından yola çıkarak, felsefeye ilk adımlar için kolay okunabilir ama düşünceyi hafife almayan kitaplara bakıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Toplumsal Gerçekçilik ve Lucas Kritiği

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Sanat ile toplum arasındaki ilişki, politika eliyle kullanılmaya başlandığında aynı kalır mı? Sovyet avangardından Sosyalist Gerçekçiliğe uzanan dönüşümü Lucas Kritiği üzerinden düşünerek, toplumsal gerçekçilik damarındaki romanlara bakıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Senaryolar: Ne kuş ne fil olmayan bir ucube mi, filmin iribaş hali mi, yoksa keşfedilmeyi bekleyen edebi bir form mu?

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Senaryo, filmin ortaya çıkmasıyla işlevini tamamlayan bir ara form mu, yoksa kendine özgü imkânları olan bağımsız bir edebi tür mü? Sinemanın parçalarına indirgenemeyen bir “oluş” olduğu fikrinden hareketle senaryonun edebiyatla sinemanın birbirine dokunduğu yerdeki özgün konumuna bakıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Soykırım Edebiyatı ve bir Şifa olarak Levinas ile Öteki

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Levinas’ın Öteki, başkalık ve sorumluluk düşüncesinden yola çıkarak soykırımın yarattığı karanlığa edebiyatın içinden bakıyoruz. Tanıklıktan kurmacaya, farklı perspektifleri yan yana getirerek o karanlığı anlamanın ve anlamlandırmanın imkânlarını arıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

İkinci dünya Savaşı Sonrası Alman Edebiyatı ve Kiefer’in Kahraman Dolu Çatı Katı

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Bir kültür kendi büyük sanatını, felsefesini ve edebiyatını üretirken kendi yıkıcı kuvvetlerini de içinde taşıyabilir mi? Anselm Kiefer’in Alman kültürüyle hesaplaşmasından yola çıkarak, İkinci Dünya Savaşı sonrası Alman ve Almanca edebiyatın son seksen yılına bakıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Theseus’un Gemisi ve Güvertede Edebiyat

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Theseus’un gemisinin bütün parçaları değiştiğinde hâlâ aynı gemi midir? Kimlik ve aynılık sorusundan yola çıkıp, yazın eşiğinde güvertelere, denize ve gemilere açılan bir kitap seçkisine uzanıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Romanlardan Dizilere ve Filmlere Uyarlamalar - Platon’un taklidin taklidinin taklidinden bugünün açık varlık söylemine

August 17, 2026 by Murat Can Aslak

Bir roman ekrana uyarlandığında hâlâ aynı eser midir? Platon’un mimesis anlayışından Aristoteles’in yeniden kurma fikrine uzanarak, uyarlamanın bir kopyadan çok yeni bir yorum ve yaratım biçimi oluşuna bakıyoruz.

Read More
August 17, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Küçük Tanrılar, Sınır Polisleri ve Dada

August 16, 2026 by Murat Can Aslak

Dada gerçekten sanata mı karşıydı, yoksa neyin sanat olduğuna karar veren küçük tanrılara ve sınır polislerine mi? Cabaret Voltaire’den Gerçeküstücülüğe, Duchamp’tan ucundan Garip’e, sanatın kendisine ayrılan yerden çıkışının izinde.

Read More
August 16, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Tekrar Tekrar Okunacak Romanlar - Anlama, Yeniden Anlama ve Gadamer

August 16, 2026 by Murat Can Aslak

Bir şeyi anlamaya hiçbir zaman gözlüksüz bakmayız. Tarihimizi, dilimizi, ön-kabullerimizi de yanımızda götürürüz. Gadamer’den Arthur Evans’ın Knossos kazılarına uzanan bu yazıda, bir kitabı yıllar sonra yeniden okuduğumuzda neden yalnız kitabın değil, okurun da değiştiğine bakıyoruz.

İlk yayımlanma: SabitFikir, Mart 2024.

Read More
August 16, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Romanlarda Babalar ve Çocukları - Freud, Ödipus, Anti-Ödipus

August 16, 2026 by Murat Can Aslak

Baba, çocuğun arzusunu sınırlayan ilk yasa mıdır; yoksa bu rolü ona dış dünya mı verir? Freud’un Ödipus’undan Lacan’ın simgesel düzenine, oradan Deleuze ve Guattari’nin büyük itirazına uzanarak baba-çocuk ilişkisine ve bu ilişkiyi düşünen romanlara bakıyoruz.

Read More
August 16, 2026 /Murat Can Aslak
Comment

Gerçek Hareket, Gerçek Zaman; Bergson ve Tanpınar

May 01, 2024 by Murat Can Aslak

Tanpınar, zamana bakarken Bergsoncu bir yaklaşımı benimser: Geçmiş, şimdi ve geleceğin bir arada ele alındığı bütüncül bir zaman anlayışının gerekliliğini savunur. Bu bakışa göre; an’ın hafızayla ilişkisi vardır; geçmiş mühürlü bir “olmuş olan” değildir; an ile ve gelecek tezahürüyle ilişkide olarak canlıdır. Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde hafızayla, geçmişle ve gelenekle bağını tamamen koparan bir modernleşme anlayışını ürettiği absürtlüklerle yerer, böylesi bir modernitenin sebep olduğunu düşündüğü zaman algısındaki devamsızlığı sorunsallaştırır.

Read More
May 01, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Hegel’e Karşı Nietzsche, Filistin ve Direniş Edebiyatı

May 01, 2024 by Murat Can Aslak

Hegel’de tarih ve düşünce, diyalektik bir süreçle ilerler; tarihteki herhangi bir tıkanıklığın aşılması bir fikrin karşıtıyla karşı karşıya gelerek bir sentez üretmesine bağlıdır. “Bizin ben olduğu, benin de biz” olduğu topluluğun bilinci olan tin (insanlığın birlikteliği olarak ruh), tarihin sonunda mutlak bilgiye ulaşarak tamamlana kadar iç çelişkiler üreterek kendisini aşa aşa dönüşecek, tarihi de belli bir yönde diyalektik vesilesiyle ilerletecektir. Hegel’in diyalektiğinde aktif (ve olumlayıcı) bir kuvvet mutlaka karşıt bir reaktif güçle sentezlenmelidir.

Read More
May 01, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Tarihi Romanlar ve Foucault’nun Soy Bilimi

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Tarihe süreklilik atfedilmesine karşı olan Foucault, aydınlanmanın aklın özgürleştirici potansiyeline dayanan tarih anlayışına da şüpheyle yaklaşır. Geçmişten bugüne iz süren ve geçmişteki bir özün başkalaşım hikayesini temel alan bir tarih anlayışı yerine zamanda ters yönde (bugünden geriye) hareket eden Nietzsche’nin soy bilim (jeneoloji) anlayışını benimseyen bir yöntem geliştirir.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Tolstoy Olmak: Tolstoy’u Etkileyen Yazarlar ve Kitaplar

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Gerçekçilik akımının karakteristik özelliklerine bakıldığında; insanı merkezcilik, toplumu hedef alan bir yönelim ve hakikatle ilişki için kurulup kullanılan gözlem ilkeleri öne çıkar. Modern toplum hayatı ve bu hayat içinde yüklenmiş sosyal insan nesnel bir bakışla sanat eserine yerleşir. Gerçekçiler, “özel” yaşamlardansa toplumun ortasından; her katmandan ve ortamdan sorunlarla ilgilenirler ve bu nedenle de orta ve alt katmandan merkez karakterlere, sorunlara ve hikayelere gerçekçi eserlerde daha sıklıkla rastlanır.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Yapay Zeka, Edebiyat ve Algoritmik Yönetimsellik

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Avrupa medeniyeti; tüm iddiaları, hülyaları ve araçlarıyla 1. Dünya Savaşı ertesinde neredeyse öldüğünden ve bilginin onu kurtarmadaki yetersizliğinden ortaya çıkan “zihnin krizi”nin açtığı alanda, teknoloji tarihin özneliğine soyundu. Mahcup insanı – ve insan aklını- tarihi üretmekten uzakta; tarihe ancak iliştirilmiş bir konuma itti. Teknik, öngördüğümüz ve önümüze ışık tutacak bir araç olmaktan tam da bu dönemde çıktı ve bizi sürükleyen ve ancak izlediğimiz, kendini besleyen ve güçlenen bir sürece döndü.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Sanat, Felsefe, Bilim Ayrılığı ve İcatlara İlham Veren Edebi İmgeler

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Deleuze; bilim, sanat ve felsefeyi birbirlerinden ayrı, hayatı dönüştüren düşünce güçleri olarak görür. Bu üçünden topladıklarımızdan dünyanın tutarlı bir imgesini oluşturmayız; tam aksine her üç gücün gerçek potansiyelini düşünürsek, yani ulaştıkları en üst noktalarda bunları irdelersek bunların sunduğu, yaşattığı dünyaların farklılığı yüzümüze çarpar.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Öteki Slavların Edebiyatı ve Levinas’ın Öteki Etiği

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Modernite, bilimsel bilginin üretimini patlatmasının ve insan hakları alanındaki uyanışın yanında rasyonalite ve akıl ideası vesilesi ile bir tür tek tipleşme dinamiği üretir. Bu aynılaşmaya itiraz eden perspektiflere göre modern ontoloji, başkalıkları aynılığa dönüştüren bir şiddet felsefesi üretmiş; bunun sonucunda toplumlar faşizm ve Nazizm gibi hastalıklara tutulmuşlardır. Levinas modern felsefeyi ötekinin aynıda yitirilişi olarak görür. Modern felsefe Ben’de merkezileşmiştir; özdeşlik, aynılık ve kendi kendine yetme ile bir dışsallık bırakmaz. Aynılaşma süreci kaçınılmaz olarak “öteki”ne karşı bir şiddet içerir; bunun yerine - ve şiddeti engelleyecek biçimde- Levinas öznenin ötekinin sorumluluğunu da üstlendiği ve ötekini gördüğü bir öteki etiği geliştirir.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Kütüphaneler ve Paradigma Kaymaları

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Aydınlanma’dan sonra, başta Hegelcilik olmak üzerine ilerlemeci tarih ve bilgi anlayışlarından bilimin bulduğu cevaplarla evrendeki bilinmezlik alanını daralttığını iddia eden pozitivizme kadar geçmişten bugüne baktıkça bir süreklilik gören ilerlemeci perspektifler uzun süre zihnin sınırlarını işgal etti. Nietzsche’nin farklı perspektiflere alan açan büyük itirazı tek akılcı anayolu benimseyen surda ilk büyük deliği açtı.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Doğaüstü Korku Edebiyatı ve Yeni Materyalizm

March 25, 2024 by Murat Can Aslak

Descartes ile başlayıp Kant ile yuvasına oturan bölünme varlık biliminin yarısını insanlara diğer yarısını insan olmayan diğer her şeye tahsis eder. Bu iddia insanı özne olarak merkeze koyarken; diğer her şeyi edilgenleştirip çevreye konumlar ve nesneleştirir. İki tözlülüğe kök salan bu fikri içselleştirmemiz önce doğayı sonra diğer insanları araçsallaştırıp bugünün iklim krizleri ve toplumsal sömürü düzenlerine yol açan insan-merkezli/hümanist bakışı ürettiği aşikardır. Yeni materyalizmin temel kavramlarından, Spinoza ile başlayıp Deleuze ile açık sesini bulan “düz ontoloji” ise bu ikiliği kapatır; artık varlıklar arası bir hiyerarşiden söz edilmez.

Read More
March 25, 2024 /Murat Can Aslak
Comment

Çin Edebiyatı ve Fark Felsefesi

May 06, 2023 by Murat Can Aslak

Deleuze’e göre üç ayrık düşünce edimi bilim, felsefe ve sanat da hayata verilen etkin karşılıklardır ve bunların her eylemi hayatın bir olayıdır ve tecelli edişidir. Biz de bunlarla sağduyunun kireçlenmiş kalıplarından uzaklaşabilir, fark üretebilir ve düşünmenin yeni güçlerini ayağa kaldırabiliriz. Geleneği ve bu geleneği kesen modern tecrübeleriyle Çin, hem edebiyatı (sanatı) hem felsefesi hem bilimiyle uzak ya da yakın Batısındaki şemsiyelerden -onların sağduyusu ya da dogmalarından”- uzak ufuklar sunar. Bu ufaklara doğru çıkılacak bir yolculuk, Deleuze’ün peşinde olduğu tekrara - yeniden düşünmeye- ve üretmeye ve dolayısıyla hayatı çeşitlendirmeye fırsat sunabilir. Bu fırsattan hareketle biz de Çin edebiyatına yöneldik ve bu okyanusa girebileceğiniz başlıca limanları Karasız Okur’a topladık.

Read More
May 06, 2023 /Murat Can Aslak
Comment
  • Newer
  • Older

Powered by Squarespace